fasıl

فَصْل — فُصُول

يَتَنَاوَلُ كُلُّ فَصْلٍ مِنَ الْكِتَابِ مَوْضُوعاً مُخْتَلِفاً.

Kitabın her bir faslı, farklı bir konuyu ele alıyor.

جُزْء — أَجْزَاء

فِي الْجُزْءِ الثَّانِي مِنَ الْحَفْلِ، تَمَّ عَزْفُ أَغَانِي أَكْثَرَ حَيَوِيَّةً.

Konserin ikinci faslında daha hareketli şarkılar çalındı.

هَذَا الْمَقْطَعُ هُوَ أَحَدُ أَجْمَلِ الْأَمْثِلَةِ عَلَى الْمُوسِيقَى الْعُثْمَانِيَّةِ.

Bu fasıl, Osmanlı müziğinin en güzel örneklerinden biridir.

İlişkili Kelimeler