يُوجَدُ فِي هَذَا الصُّنْدُوقِ أَشْيَاءُ زَائِدَةٌ، يَجِبُ عَلَيْنَا إِخْرَاجُ بَعْضِهَا.
Bu kutuda fazla eşya var, bazılarını çıkarmalıyız.
يُوجَدُ فِي هَذَا الصُّنْدُوقِ أَشْيَاءُ زَائِدَةٌ، يَجِبُ عَلَيْنَا إِخْرَاجُ بَعْضِهَا.
Bu kutuda fazla eşya var, bazılarını çıkarmalıyız.
تَنَاوُلُ الطَّعَامِ أَكْثَرَ مِنَ اللَّازِمِ ضَارٌّ بِالصِّحَّةِ.
Fazla yemek yemek sağlığa zararlıdır.
قَدْ يَكُونُ التَّدْقِيقُ الْمُفْرِطُ مُتْعِبًا فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.
Fazla titiz olmak bazen yorucu olabilir.
Ayrıca: كَثِير، فَائِض، إِضَافِيّ