fazla olmak

هَذَا الضَّجِيجُ تَجَاوَزَ الْحَدَّ، هَلْ يُمْكِنُكَ أَنْ تَكُونَ هَادِئًا قَلِيلًا مِنْ فَضْلِكَ؟

Bu kadar gürültü artık fazla oluyor, lütfen biraz sessiz olur musunuz?

الْأَطْعِمَةُ فِي الْخِزَانَةِ زَادَتْ عَنِ الْحَاجَةِ، يُمْكِنُنَا التَّبَرُّعُ بِبَعْضِهَا.

Dolaptaki yiyecekler ihtiyacımızdan fazla oldu, bazılarını bağışlayabiliriz.