تَزَايَدَت مَشَاكِلُ الْمُرُورِ فِي الْمُدُنِ فِي السَّنَوَاتِ الْأَخِيرَةِ.
Son yıllarda şehirlerde trafik sorunları fazlalaştı.
تَزَايَدَت مَشَاكِلُ الْمُرُورِ فِي الْمُدُنِ فِي السَّنَوَاتِ الْأَخِيرَةِ.
Son yıllarda şehirlerde trafik sorunları fazlalaştı.
تَزْدَاد حَالَاتُ نَزَلَاتِ الْبَرْدِ فِي أَشْهُرِ الشِّتَاءِ.
Kış aylarında soğuk algınlığı vakaları fazlalaşır.
كَثُرَتِ السَّيَّارَاتُ فِي الشَّوَارِعِ هَذِهِ السَّنَةَ.
Bu yıl sokaklarda arabalar fazlalaştı.