fehva

مَضْمُون — مَضَامِين

كَانَ مَضْمُونُ كَلِمَاتِهِ دَعْوَةً لِلسَّلَامِ.

Sözlerinin fehvası, barış çağrısıydı.

مَعْنَى — مَعَانِي

وَاجَهْتُ صُعُوبَةً فِي فَهْمِ مَعْنَى هَذَا النَّصِّ.

Bu metnin fehvasını anlamakta zorlandım.

مَفْهُوم — مَفَاهِيم

كَانَ مَفْهُومُ الْحَدِيثِ هُوَ التَّنْمِيَةَ الِاقْتِصَادِيَّةَ.

Konuşmanın fehvası, ekonomik kalkınmaydı.

İlişkili Kelimeler