fer

كَانَ لِلْخَاتَمِ بَرِيقٌ جَمِيلٌ.

Yüzüğün güzel bir feri vardı.

أَبْهَرَ لَمَعَانُ الْأَلْمَاسِ الْجَمِيعَ.

Elmasın feri, herkesi büyüledi.

كَانَ لَا يَزَالُ هُنَاكَ حَيَوِيَّةٌ فِي عَيْنَيِ الرَّجُلِ الْعَجُوزِ.

Yaşlı adamın gözlerinde hala bir fer vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler