قَدْ يَخْتَلِفُ الْوَضْعُ الْفِعْلِيُّ عَنِ الْوَضْعِ النَّظَرِيِّ.
Fiilî durum, teorik olandan farklı olabilir.
قَدْ يَخْتَلِفُ الْوَضْعُ الْفِعْلِيُّ عَنِ الْوَضْعِ النَّظَرِيِّ.
Fiilî durum, teorik olandan farklı olabilir.
لَيْسَ مِنَ السَّهْلِ دَائِمًا إِيجَادُ حُلُولٍ عَمَلِيَّةٍ.
Fiilî çözümler bulmak her zaman kolay değildir.
نحن نواجه تهديدًا حقيقيًا.
Fiilî bir tehdit ile karşı karşıyayız.