بُرْعُم — بَرَاعِم
عِنْدَمَا يَحِلُّ الرَّبِيعُ، تَبْدَأُ الْأَشْجَارُ فِي التَّبَرْعُمِ، وَيُصْبِحُ كُلُّ مَكَانٍ أَخْضَرَ.
İlkbahar geldiğinde ağaçlar filizlenmeye başlar, her yer yeşillenir.
عِنْدَمَا يَحِلُّ الرَّبِيعُ، تَبْدَأُ الْأَشْجَارُ فِي التَّبَرْعُمِ، وَيُصْبِحُ كُلُّ مَكَانٍ أَخْضَرَ.
İlkbahar geldiğinde ağaçlar filizlenmeye başlar, her yer yeşillenir.
ظَهَرَتْ نَبْتَةٌ جَدِيدَةٌ مِنَ الْأَرْضِ بَعْدَ الْمَطَرِ.
Yağmurdan sonra topraktan yeni bir filiz çıktı.
شَتْلَة، فَسْل، غَرْسَة، فَسِيلَة، فَسِيل، غُصْنَة