fiske

أَعْطَيْتُهُ قُرْصَةً خَفِيفَةً عَلَى سَبِيلِ الْمُزَاحِ، لَكِنَّهَا كَانَتْ مُؤْلِمَةً لِلْغَايَةِ.

Ona şaka olsun diye hafif bir fiske vurdum, ama çok acıdı.

إِضَافَةُ رَشَّةِ مِلْحٍ إِلَى الطَّعَامِ يَزِيدُ مِنْ نَكْهَتِهِ.

Yemeğe bir fiske tuz eklemek lezzetini artırır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler