فُسْتَان — فَسَاتِين
اشْتَرَتْ لِي وَالِدَتِي فُسْتَانًا جَمِيلًا جِدًّا لِعِيدِ مِيلَادِي.
Annem bana doğum günüm için çok güzel bir fistan aldı.
اشْتَرَتْ لِي وَالِدَتِي فُسْتَانًا جَمِيلًا جِدًّا لِعِيدِ مِيلَادِي.
Annem bana doğum günüm için çok güzel bir fistan aldı.
أَبْحَثُ عَنْ ثَوْبٍ أَبْيَضَ طَوِيلٍ لِأَرْتَدِيَهُ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ.
Düğünde giymek için uzun, beyaz bir fistan arıyorum.