flama

تَمَّ تَعْلِيقُ رَايَةٍ عَلَى سَارِيَةِ السَّفِينَةِ.

Geminin direğine bir flama asıldı.

كَانَتْ أَعْلَامٌ صَغِيرَةٌ لِلْعَدِيدِ مِنَ الْفِرَقِ تُرَفْرِفُ فِي الِاسْتَادِ.

Stadyumda birçok takımın flaması dalgalanıyordu.

زَرَعَ الْمُتَسَلِّقُونَ شَارَةً عِنْدَمَا وَصَلُوا إِلَى الْقِمَّةِ.

Dağcılar zirveye ulaştıklarında bir flama diktiler.

İlişkili Kelimeler