göçer

بَدَوِيّ — بَدْو

يَعِيشُ الْبَدْوُ عَادَةً فِي الْخِيَامِ وَيَكْسِبُونَ عَيْشَهُمْ مِنْ رَعْيِ حَيَوَانَاتِهِمْ.

Göçer insanlar genellikle çadırlarda yaşar ve hayvanlarını otlatarak geçinirler.

رَحَّال — رُحَّل

يَتَطَلَّبُ أُسْلُوبُ الْحَيَاةِ الرَّحَّالُ التَّنَقُّلَ الْمُسْتَمِرَّ.

Göçer bir yaşam tarzı, sürekli hareket halinde olmayı gerektirir.

تَنْتَقِلُ الْمُجْتَمَعَاتُ الْمُتَنَقِّلَةُ إِلَى مَنَاطِقَ مُخْتَلِفَةٍ حَسَبَ الْفُصُولِ.

Göçer topluluklar, mevsimlere göre farklı bölgelere göç ederler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler