بَقِيَ فِي ظِلِّ أَخِيهِ الشَّهِيرِ، لَمْ تُعْرَفْ مَوَاهِبُهُ جَيِّدًا.
Ünlü kardeşinin gölgesinde kaldı, kendi yetenekleri pek bilinmiyor.
بَقِيَ فِي ظِلِّ أَخِيهِ الشَّهِيرِ، لَمْ تُعْرَفْ مَوَاهِبُهُ جَيِّدًا.
Ünlü kardeşinin gölgesinde kaldı, kendi yetenekleri pek bilinmiyor.
بَقِيَ الْفَنَّانُ الْجَدِيدُ فِي ظِلِّ الْأَسَاتِذَةِ الْكِبَارِ، وَلَمْ يَبْرُزْ.
Yeni sanatçı, büyük ustaların gölgesinde kaldı.