gömülü

وَجَدْنَا كَنْزًا مَدْفُونًا فِي الْحَدِيقَةِ، كُنَّا مُتَحَمِّسِينَ لِلْغَايَةِ!

Bahçede gömülü bir hazine bulduk, çok heyecanlandık!

يُعْتَقَدُ أَنَّ هُنَاكَ الْعَدِيدَ مِنَ الْقِطَعِ الْأَثَرِيَّةِ التَّارِيخِيَّةِ الْمَطْمُورَةِ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ.

Bu bölgede gömülü birçok tarihi eser olduğu düşünülüyor.

وَجَدَ الطَّبِيبُ شَظِيَّةً مَغْرُوزَةً فِي جِلْدِ الْمَرِيضِ.

Doktor, hastanın cildine gömülü bir şarapnel parçası buldu.

İlişkili Kelimeler