gömlekli

كَانَ كُلُّ مَنْ حَضَرَ الِاجْتِمَاعَ يَرْتَدِي بَدْلَةً وَقَمِيصًا.

Toplantıya katılan herkes takım elbiseli ve gömlekliydi.

عَلَى الرَّغْمِ مِنَ الطَّقْسِ الْحَارِّ، خَرَجَ الرَّجُلُ إِلَى الْخَارِجِ بِقَمِيصٍ.

Sıcak havaya rağmen adam gömlekli bir şekilde dışarı çıktı.