بَعْدَ الْجِدَالِ، اشْتَرَى لِزَوْجَتِهِ زُهُورًا وَأَعَدَّ عَشَاءً جَمِيلاً لِاسْتِرْضَائِهَا.
Tartışmadan sonra eşinin gönlünü almak için ona çiçekler aldı ve güzel bir akşam yemeği hazırladı.
بَعْدَ الْجِدَالِ، اشْتَرَى لِزَوْجَتِهِ زُهُورًا وَأَعَدَّ عَشَاءً جَمِيلاً لِاسْتِرْضَائِهَا.
Tartışmadan sonra eşinin gönlünü almak için ona çiçekler aldı ve güzel bir akşam yemeği hazırladı.
فَكَّرَ المُدِيرُ فِي زِيَادَةِ رَوَاتِبِ المُوَظَّفِينَ لِإِرْضَائِهِمْ.
Müdür, çalışanların gönlünü almak için onlara zam yapmayı düşündü.
اعْتَذَرَ لِصَدِيقِهِ الَّذِي جَرَحَهُ وَقَدَّمَ لَهُ هَدِيَّةً لِتَطْيِيبِ خَاطِرِهِ.
Kırdığı arkadaşının gönlünü almak için özür diledi ve ona bir hediye verdi.
جَبْر الخَوَاطِر