gönderilmek

كَانَ مِنَ المُفْتَرَضِ أَنْ تُرْسَلَ الرِّسَالَةُ بِالبَرِيدِ أَمْسِ.

Mektup dün postayla gönderilmek üzereydi.

يَتِمُّ تَجْهِيزُ الطَّرْدِ لِشَحْنِهِ إِلَى عُنْوَانِكَ غَدًا.

Paket, yarın adresinize gönderilmek üzere hazırlanıyor.

سَيَتِمُّ إِيفَادُ الدِّبْلُومَاسِيِّ إِلَى بَلَدٍ آخَرَ لِتَمْثِيلِ بِلَادِهِ.

Diplomat, ülkesini temsil etmek üzere başka bir ülkeye gönderilecek.

İlişkili Kelimeler