gönenmek

يَزْدَهِرُ النَّاسُ الَّذِينَ يَعِيشُونَ فِي هَذِهِ الْأَرَاضِي وَيَكُونُونَ سُعَدَاءَ عِنْدَمَا يَعِيشُونَ فِي سَلَامٍ.

Bu topraklarda yaşayan insanlar, barış içinde yaşadıkça gönenirler ve mutlu olurlar.

بَعْدَ التَّقَاعُدِ، يُرِيدُ أَنْ يَعُودَ إِلَى قَرْيَتِهِ وَيَسْتَمْتِعَ بِحَيَاةٍ هَادِئَةٍ وَسِلْمِيَّةٍ.

Emekli olduktan sonra, köyüne dönerek sakin ve huzurlu bir hayat sürerek gönenmek istiyor.

بِفَضْلِ التَّعْلِيمِ الْجَيِّدِ وَالْحَيَاةِ الْعَمَلِيَّةِ، يَنْعَمُ دُونَ أَنْ يُعَانِيَ مِنْ صُعُوبَاتٍ مَالِيَّةٍ.

İyi bir eğitim ve çalışma hayatı sayesinde, maddi sıkıntı çekmeden göneniyor.

İlişkili Kelimeler