göreceli

السَّعَادَةُ فِي الحَيَاةِ هِيَ مَفْهُومٌ نِسْبِيٌّ وِفْقًا لِتَوَقُّعَاتِ كُلِّ فَرْدٍ وَتَخْتَلِفُ مِنْ شَخْصٍ لِآخَرَ.

Hayattaki mutluluk, her bireyin kendi beklentilerine göre göreceli bir kavramdır ve kişiden kişiye değişir.

سِعْرُ هَذِهِ السَّيَّارَةِ مُنَاسِبٌ نِسْبِيًّا مُقَارَنَةً بِالْمُودِيلَاتِ الْأُخْرَى، وَهَذَا هُوَ السَّبَبُ فِي أَنَّهَا مُفَضَّلَةٌ جِدًّا.

Bu arabanın fiyatı, diğer modellere göre göreceli olarak daha uygun ve bu yüzden çok tercih ediliyor.

Eşdizimler