görenek

فِي المُجْتَمَعِ التُّرْكِيِّ، يُعْتَبَرُ تَقْدِيمُ الطَّعَامِ لِلضُّيُوفِ عَادَةً مُهِمَّةً وَدَلِيلَ عَلَى الاحْتِرَامِ.

Türk toplumunda, misafirlere ikramda bulunmak önemli bir görenek ve saygının göstergesidir.

عُرْف — أَعْرَاف

فِي بَعْضِ الْمَنَاطِقِ، يُعَدُّ تَقْبِيلُ أَيْدِي كِبَارِ السِّنِّ فِي الْأَعْيَادِ عُرْفًا شَائِعًا وَتَعْبِيرًا عَنِ الِاحْتِرَامِ.

Bazı bölgelerde, bayramlarda büyüklerin ellerini öpmek yaygın bir görenek ve saygı ifadesidir.

تَقْلِيد — تَقَالِيد

فِي هَذِهِ القَرْيَةِ، يُعَدُّ العَزْفُ عَلَى الطُّبُولِ وَالمَزَامِيرِ فِي حَفَلَاتِ الزِّفَافِ تَقْلِيدًا قَدِيمًا وَلَا يَزَالُ مُسْتَمِرًّا.

Bu köyde, düğünlerde davul zurna çalmak eski bir görenek ve hala devam ediyor.

İlişkili Kelimeler