كَلَّفَنِي الْمُدِيرُ بِإِدَارَةِ هَذَا الْمَشْرُوعِ الْمُهِمِّ.
Müdür, beni bu önemli projeyi yönetmekle görevlendirdi.
كَلَّفَنِي الْمُدِيرُ بِإِدَارَةِ هَذَا الْمَشْرُوعِ الْمُهِمِّ.
Müdür, beni bu önemli projeyi yönetmekle görevlendirdi.
سَتَنْتَدِبُ الشَّرِكَةُ بَعْضَ الْمُوَظَّفِينَ إِلَى الْخَارِجِ.
Şirket, bazı çalışanlarını yurt dışına görevlendirecek.
عيّن الرئيس مستشارًا جديدًا.
Başkan, yeni bir danışmanı görevlendirdi.
اِبْتَعَثَ