görevlenmek

تَطَوَّعْتُ لِتَوَلِّي مُهِمَّةٍ فِي الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ.

Yeni projede görevlenmek için gönüllü oldum.

إِنَّ اسْتِلَامَ مُهِمَّةٍ فِي هَذَا الْمَنْصِبِ الصَّعْبِ مَسْؤُولِيَّةٌ كَبِيرَةٌ.

Bu zorlu pozisyonda görevlenmek büyük bir sorumluluk.

إِنَّ تَسَلُّمَ مَنْصِبٍ مُهِمٍّ فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ هُوَ نَجَاحٌ كَبِيرٌ.

Genç yaşta önemli bir görevde görevlenmek büyük bir başarı.

İlişkili Kelimeler