عَرَضَ الْبَائِعُ عَلَيْنَا فِي الْمَتْجَرِ ثَوْبًا جَدِيدًا وَقَالَ إِنَّهُ رَخِيصٌ.
Satıcı bize mağazada yeni bir elbise gösterdi ve ucuz olduğunu söyledi.
عَرَضَ الْبَائِعُ عَلَيْنَا فِي الْمَتْجَرِ ثَوْبًا جَدِيدًا وَقَالَ إِنَّهُ رَخِيصٌ.
Satıcı bize mağazada yeni bir elbise gösterdi ve ucuz olduğunu söyledi.
أَشَارَتِ الدِّرَاسَاتُ الْحَدِيثَةُ إِلَى زِيَادَةِ نِسْبَةِ الْإِصَابَةِ بِأَمْرَاضِ الْقَلْبِ فِي الْمُدُنِ الْكُبْرَى.
Son araştırmalar, büyük şehirlerde kalp hastalığı oranının arttığını gösteriyor.
أَظْهَرَ الْمُعَلِّمُ لِلطُّلَّابِ الْخَرِيطَةَ وَعَلَّمَهُمْ أَمَاكِنَ الدُّوَلِ، وَكَانَ ذَلِكَ مُفِيدًا لِلْغَايَةِ.
Öğretmen öğrencilere haritayı göstererek ülkelerin yerlerini öğretti, çok faydalı oldu.
Ayrıca: بَيَّنَ
أَبْدَى، لَوَّحَ، دَلَّ، أَبَانَ، نَمَّ عَنْ، بَرْهَنَ، أَرَى