götürülmek

تَمَّ تَعْبِئَةُ الْأَثَاثِ لِيُنْقَلَ بِالشَّاحِنَةِ إِلَى الْمَنْزِلِ الْجَدِيدِ.

Eşyalar yeni eve kamyonla götürülmek üzere paketlendi.

يُؤْخَذُ الْأَطْفَالُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ كُلَّ صَبَاحٍ بِوَاسِطَةِ الْحَافِلَةِ.

Çocuklar her sabah okula servisle götürülüyor.

يَجِبُ أَنْ يُوَصَّلَ الطَّعَامُ الَّذِي طَلَبْتُهُ إِلَى عُنْوَانِي فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Sipariş ettiğim yemek en kısa sürede adresime götürülmeli.

İlişkili Kelimeler