تضمين — تَضْمِينَات
قررت الشركة تضمين منتجاتها الجديدة في استراتيجية التسويق وزادت المبيعات.
Şirket, yeni ürünlerini pazarlama stratejisine göyme kararı aldı ve satışlar arttı.
قررت الشركة تضمين منتجاتها الجديدة في استراتيجية التسويق وزادت المبيعات.
Şirket, yeni ürünlerini pazarlama stratejisine göyme kararı aldı ve satışlar arttı.
أكد التقرير على ضرورة إدراج النتائج الهامة في النص الرئيسي وأصبح أكثر وضوحا.
Rapor, önemli bulguları ana metne göyme gerekliliğini vurguladı ve daha anlaşılır hale geldi.
هدف الفنان إلى التأثير على المشاهدين من خلال طمر معاني عميقة في عمله ونجح في ذلك.
Sanatçı, eserine derin anlamlar göyme çabasıyla izleyicileri etkilemeyi amaçladı ve başarılı oldu.