gözükmek

ظَهَرَتْ سَفِينَةٌ فِي الْأُفُقِ.

Ufukta bir gemi gözüktü.

تَبْدُو مَرِيضًا، يَجِبُ أَنْ تَذْهَبَ إِلَى الطَّبِيبِ.

Hasta gözüküyorsun, doktora gitmelisin.

İlişkili Kelimeler