gözde

أَصْبَحَ هَذَا الْمَطْعَمُ أَحَدَ الْأَمَاكِنِ الْمُفَضَّلَةِ فِي الْمَدِينَةِ لِأَنَّ أَطْبَاقَهُ لَذِيذَةٌ لِلْغَايَةِ.

Bu restoran, şehirdeki gözde mekanlardan biri haline geldi, çünkü yemekleri çok lezzetli.

كَانَ الْمُوَظَّفَ الْمَحْبُوبَ فِي الشَّرِكَةِ لِأَنَّهُ كَانَ دَائِمًا يَعْتَنِي بِعَمَلِهِ كَثِيرًا.

O, şirketin gözde çalışanıydı, çünkü her zaman işine çok özen gösteriyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler