اسْتَخْدَمَ عُلَمَاءُ الْفَلَكِ تِلِسْكُوبَاتٍ قَوِيَّةً لِرَصْدِ كَوْكَبٍ جَدِيدٍ فِي الْفَضَاءِ.
Gökbilimciler, uzaydaki yeni bir gezegeni gözlemlemek için güçlü teleskoplar kullandılar.
اسْتَخْدَمَ عُلَمَاءُ الْفَلَكِ تِلِسْكُوبَاتٍ قَوِيَّةً لِرَصْدِ كَوْكَبٍ جَدِيدٍ فِي الْفَضَاءِ.
Gökbilimciler, uzaydaki yeni bir gezegeni gözlemlemek için güçlü teleskoplar kullandılar.
ذَهَبَ الْعُلَمَاءُ إِلَى الْغَابَةِ لِمُرَاقَبَةِ سُلُوكِ نَوْعٍ جَدِيدٍ بِعِنَايَةٍ.
Bilim insanları, yeni bir türün davranışlarını dikkatle gözlemlemek için ormana gittiler.
لَاحَظَ الْمُعَلِّمُ أَدَاءَ الطُّلَّابِ فِي الدَّرْسِ وَأَعْطَاهُمْ عَلَامَاتِهِمْ.
Öğretmen, öğrencilerin dersteki performanslarını gözlemleyerek notlarını verdi.