güçlenmek

أُرِيدُ أَنْ تَتَقَوَّى عَضَلَاتِي عَنْ طَرِيقِ مُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ بِانْتِظَامٍ.

Düzenli egzersiz yaparak kaslarımın güçlenmesini istiyorum.

تَعَزَّزَ الِاقْتِصَادُ بِفَضْلِ الِاسْتِثْمَارَاتِ الْجَدِيدَةِ.

Ekonomi, yeni yatırımlarla daha da güçlendi.

تَشْتَدُّ الرِّيَاحُ تَدْرِيجِياً، يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَذِرِينَ.

Rüzgar giderek güçleniyor, dikkatli olmalıyız.

İlişkili Kelimeler