gübrelemek

قَامَ الْمُزَارِعُ بِتَسْمِيدِ حَقْلِهِ لِلْحُصُولِ عَلَى مَحْصُولٍ أَفْضَلَ.

Çiftçi, tarlasını daha iyi ürün almak için gübreledi.

يَقُومُ الْبُسْتَانِيُّ بِتَزْوِيدِ أَزْهَارِهِ بِالسَّمَادِ بِانْتِظَامٍ.

Bahçıvan, çiçeklerini düzenli olarak gübreliyor.

وَضْعُ السَّمَادِ فِي التُّرْبَةِ يُسَرِّعُ نُمُوَّ النَّبَاتَاتِ.

Toprağı gübrelemek, bitkilerin büyümesini hızlandırır.

İlişkili Kelimeler