gülüş

الاِبْتِسَامَةُ الصَّادِقَةُ مُعْدِيَةٌ.

Samimi bir gülüş bulaşıcıdır.

أَضَاءَتْ ضَحْكَتُهُ الْمَرِحَةُ الْغُرْفَةَ بِأَكْمَلِهَا.

Onun neşeli gülüşü, tüm odayı aydınlattı.

أَضَافَتْ قَهْقَهَاتُ الْأَطْفَالِ الْمَرِحَةُ الْبَهْجَةَ إِلَى الْحَدِيقَةِ.

Çocukların kahkahalı gülüşleri, parka neşe katıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler