gün boyu

أَمْطَرَتِ السَّمَاءُ كُلَّ الْيَوْمِ، وَلَمْ نَتَمَكَّنْ مِنَ الْخُرُوجِ.

Gün boyu yağmur yağdı, dışarı çıkamadık.

أَرْهَقَتْنِي الِاجْتِمَاعَاتُ الَّتِي اسْتَمَرَّتْ طَوَالَ الْيَوْمِ.

Gün boyu süren toplantılar beni çok yordu.

İlişkili Kelimeler