gün ortası

كَانَتْ شَمْسُ مُنْتَصَفِ النَّهَارِ تُشْرِقُ مِنَ الْأَعْلَى وَكَانَ الْجَوُّ حَارًّا جِدًّا فِي كُلِّ مَكَانٍ.

Gün ortası güneşi tepeden parlıyordu ve her yer çok sıcaktı.

دَعُونَا نَلْتَقِي فِي المَطْعَمِ لِتَنَاوُلِ وَجْبَةِ مُنْتَصَفِ اليَوْمِ.

Gün ortası yemeği için lokantada buluşalım.

العَمَلُ فِي حَرَارَةِ الظَّهِيرَةِ صَعْبٌ لِلْغَايَةِ.

Gün ortası sıcağında çalışmak çok zordur.

İlişkili Kelimeler