gürlük

تُوَفِّرُ كَثَافَةُ الْغَابَةِ بِيئَةً مُمْتَازَةً لِلْحَيَاةِ الْبَرِّيَّةِ.

Ormanın gürlüğü, vahşi yaşam için mükemmel bir ortam sağlıyor.

أَعْجَبَتْنِي جَهَارَةُ صَوْتِهِ فِي الْمَسْرَحِ.

Sahnedeki sesinin gürlüğü hoşuma gitti.

تَبْهَرُ وَفْرَةُ الزُّهُورِ فِي الْحَدِيقَةِ كُلَّ مَنْ يَرَاهَا.

Bahçedeki çiçeklerin gürlüğü, görenleri büyülüyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler