güvenilir

أُحِبُّ أَنْ أَشْتَرِيَ الْخُضَارَ مِنْ هَذَا السُّوقِ لِأَنَّ الْبَائِعَ رَجُلٌ مَوْثُوقٌ وَصَادِقٌ.

Sebzeyi bu pazardan almayı seviyorum çünkü satıcı güvenilir ve dürüst bir adam.

يُقَدِّمُ هَذَا الْبَنْكُ خِدْمَةً أَمِينَةً لِعُمَلَائِهِ.

Bu banka, müşterileri için güvenilir bir hizmet sunuyor.

إِنَّهُ صَدِيقٌ جَدِيرٌ بِالثِّقَةِ وَمُؤْتَمَنٌ عَلَى الْأَسْرَارِ.

O, çok güvenilir bir arkadaş ve sırdaştır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler