إِنَّهُ يَتَرَدَّدُ فِي التَّحَدُّثِ لِأَنَّهُ غَيْرُ وَاثِقٍ مِنْ نَفْسِهِ.
Kendine güvensiz olduğu için konuşmaktan çekiniyor.
إِنَّهُ يَتَرَدَّدُ فِي التَّحَدُّثِ لِأَنَّهُ غَيْرُ وَاثِقٍ مِنْ نَفْسِهِ.
Kendine güvensiz olduğu için konuşmaktan çekiniyor.
أَشْعُرُ بِعَدَمِ الثِّقَةِ تِجَاهَهُ.
Ona karşı güvensiz hissediyorum.
هَذِهِ الْمِنْطَقَةُ غَيْرُ آمِنَةٍ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِراً.
Bu bölge güvensiz, dikkatli olmalısın.