لَطَالَمَا أَثَّرَ جَمَالُ الطَّبِيعَةِ فِي النَّاسِ.
Doğanın güzelliği her zaman insanları etkilemiştir.
لَطَالَمَا أَثَّرَ جَمَالُ الطَّبِيعَةِ فِي النَّاسِ.
Doğanın güzelliği her zaman insanları etkilemiştir.
كَانَ الحُسْنُ فِي وَجْهِهَا يَسْحَرُ الجَمِيعَ.
Onun yüzündeki güzellik herkesi büyülüyordu.
انْبَهَرْتُ بِرَوْعَةِ المَنْظَرِ.
Manzaranın güzelliği karşısında büyülendim.
حَلَاوَة، نَضَارَة، بَهَاء، وَسَامَة، رَوَاء، زَهْوَة، طَلَاوَة، صَبَاحَة