أَعَدَّتْ أُمِّي وَجْبَةً لَذِيذَةً بِالخُضْرَوَاتِ الخَرِيفِيَّةِ الَّتِي زَرَعَتْهَا فِي الحَدِيقَةِ.
Annem, bahçede yetiştirdiği güzlük sebzelerle lezzetli bir yemek hazırladı.
أَعَدَّتْ أُمِّي وَجْبَةً لَذِيذَةً بِالخُضْرَوَاتِ الخَرِيفِيَّةِ الَّتِي زَرَعَتْهَا فِي الحَدِيقَةِ.
Annem, bahçede yetiştirdiği güzlük sebzelerle lezzetli bir yemek hazırladı.
زِرَاعَةُ الْقَمْحِ الَّذِي يُزْرَعُ فِي الْخَرِيفِ فِي هَذَا الْحَقْلِ سَتُوَفِّرُ حَصَادًا جَيِّدًا لِلْعَامِ الْمُقْبِلِ.
Bu tarlaya güzlük buğday ekmek, gelecek yıl için iyi bir hasat sağlayacaktır.