gıcık

هُنَاكَ حَكَّةٌ فِي حَلْقِي تُسَبِّبُ لِي السُّعَالَ.

Boğazımda bir gıcık var, öksürmeme neden oluyor.

سُلُوكُهُ يُزْعِجُنِي كَثِيرًا.

Onun davranışları beni çok gıcık ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler