gırgır

كَانَ الصَّيَّادُونَ يَصْطَادُونَ السَّمَكَ بِشَبَكَةِ جَرٍّ فِي الْبَحْرِ الْمَفْتُوحِ.

Balıkçılar, açık denizde gırgır ile balık avlıyorlardı.

جَلَسْنَا فِي الْمَقْهَى نَمْزَحُ وَنَتَسَلَّى؛ كَانَ الْمَسَاءُ كُلُّهُ مَزْحًا.

Kafede oturduk; bütün akşam gırgırla geçti.

İlişkili Kelimeler