عِنْدَمَا ضَرَبَ الحَطَّابُ بِالفَأْسِ، تَرَدَّدَ صَوْتٌ عَالٍ فِي الغَابَةِ.
Oduncu baltayı vurduğunda, ormanda yüksek bir 'gırt' sesi yankılandı.
عِنْدَمَا ضَرَبَ الحَطَّابُ بِالفَأْسِ، تَرَدَّدَ صَوْتٌ عَالٍ فِي الغَابَةِ.
Oduncu baltayı vurduğunda, ormanda yüksek bir 'gırt' sesi yankılandı.
أَصْدَرَ البَابُ القَدِيمُ صَرِيرًا غَرِيبًا عِنْدَ فَتْحِهِ.
Eski kapı açılırken garip bir 'gırt' sesi çıkardı.