حَاكَمَتِ المَحْكَمَةُ المُتَّهَمَ غِيَابِيًّا وَأَصْدَرَتْ حُكْمًا.
Mahkeme, sanığı gıyaben yargılayarak ceza verdi.
حَاكَمَتِ المَحْكَمَةُ المُتَّهَمَ غِيَابِيًّا وَأَصْدَرَتْ حُكْمًا.
Mahkeme, sanığı gıyaben yargılayarak ceza verdi.
تَحَدَّثُوا عَنْهُ فِي غِيَابِهِ.
Onun hakkında gıyaben konuştular.