تَسَبَّبَتْ غَبَاوَتُهُ فِي تَعْقِيدِ الْأُمُورِ.
Onun gabaveti yüzünden işler karıştı.
تَسَبَّبَتْ غَبَاوَتُهُ فِي تَعْقِيدِ الْأُمُورِ.
Onun gabaveti yüzünden işler karıştı.
تَتَسَبَّبُ الْبَلَادَةُ فِي صُعُوبَةِ الْفَهْمِ.
Gabavet, anlamakta zorlanmaya neden olur.
بِسَبَبِ سَذَاجَتِهِ تَمَّ خِدَاعُهُ بِسُهُولَةٍ.
Gabavetinden dolayı kolayca kandırıldı.