gaf

اضْطُرَّ الْمُتَحَدِّثُ إِلَى الِاعْتِذَارِ لِلْجُمْهُورِ بِسَبَبِ هَفْوَةٍ ارْتَكَبَهَا.

Konuşmacı, yaptığı bir gaf yüzünden dinleyicilerden özür dilemek zorunda kaldı.

أَثَارَ السِّيَاسِيُّ رُدُودَ فِعْلٍ عَنِيفَةً بِسَبَبِ زَلَّةِ لِسَانٍ أَدْلَى بِهَا عَلَى الْهَوَاءِ مُبَاشَرَةً.

Politikacı, canlı yayında yaptığı bir gaf ile büyük tepki topladı.

أَضَرَّتْ هَذِهِ الْهَفْوَةُ بِسُمْعَةِ الشَّرِكَةِ وَتَسَبَّبَتْ فِي خَسَائِرَ كَبِيرَةٍ.

Bu gaf, şirketin itibarını zedeledi ve büyük kayıplara yol açtı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler