فَاجَأَ الْعَدُوُّ جُنُودَنَا وَتَكَبَّدْنَا الْعَدِيدَ مِنَ الْخَسَائِرِ.
Düşman, askerlerimizi gafil avladı ve birçok kayıp verdik.
فَاجَأَ الْعَدُوُّ جُنُودَنَا وَتَكَبَّدْنَا الْعَدِيدَ مِنَ الْخَسَائِرِ.
Düşman, askerlerimizi gafil avladı ve birçok kayıp verdik.
أَلْقَتِ الشُّرْطَةُ الْقَبْضَ عَلَى اللُّصُوصِ عَلَى حِينِ غِرَّةٍ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ.
Polis, hırsızları gece yarısı gafil avladı.
أَخَذَهُ عَلَى حِين غِرَّة