gang

كَانَتِ الصِّرَاعَاتُ بَيْنَ العِصَابَاتِ فِي المَدِينَةِ تُهَدِّدُ سَلَامَةَ الجُمْهُورِ.

Şehirdeki ganglar arasındaki çatışmalar, halkın güvenliğini tehdit ediyordu.

شِلَّة — شِلَل

كَانَ الشَّبَابُ يَنْضَمُّونَ إِلَى شِلَّةٍ لِيَشْعُرُوا بِالْأَمَانِ.

Gençler, kendilerini güvende hissetmek için bir ganga katılıyorlardı.

İlişkili Kelimeler