garantilemek

تَمَّ إِبْرَامُ هَذَا الْعَقْدِ لِضَمَانِ حُقُوقِ الطَّرَفَيْنِ.

Bu sözleşme, her iki tarafın haklarını garantilemek için yapılmıştır.

التَّعْلِيمُ هُوَ أَفْضَلُ طَرِيقَةٍ لِتَأْمِينِ مُسْتَقْبَلِ الشَّبَابِ.

Eğitim, gençlerin geleceğini garantilemek için en iyi yoldur.

تَكْفُلُ الشَّرِكَةُ إِصْلَاحَ الْجِهَازِ مَجَّانًا.

Şirket cihazın ücretsiz onarımını garantiliyor.

İlişkili Kelimeler