garnizon

كَانَتِ الحَامِيَةُ فِي المَدِينَةِ مُكَلَّفَةً بِحِمَايَةِ المَدِينَةِ مِنْ هَجَمَاتِ العَدُوِّ وَكَانَتْ دَائِمًا فِي حَالَةِ تَأَهُّبٍ، لِذَلِكَ كُنَّا فِي أَمَانٍ.

Şehirdeki garnizon, düşman saldırılarına karşı şehri korumakla görevliydi ve her zaman tetikteydi, bu yüzden güvendeydik.

كَانَ المَوْقِعُ العَسْكَرِيُّ يَقَعُ فِي مَوْقِعٍ اسْتِرَاتِيجِيٍّ وَكَانَ يُسْتَخْدَمُ كَقَاعِدَةٍ مُهِمَّةٍ لِلْعَمَلِيَّاتِ العَسْكَرِيَّةِ، لِذَلِكَ كَانَ مُهِمًّا جِدًّا.

Garnizon, stratejik bir konumda bulunuyordu ve askeri operasyonlar için önemli bir üs olarak kullanılıyordu, bu yüzden çok önemliydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler