لَدَيَّ خُطَطٌ غَيْرُ مُحَدَّدَةٍ بِشَأْنِ الْمُسْتَقْبَلِ، لَمْ أُقَرِّرْ بَعْدُ.
Gelecek hakkında gayrimuayyen planlarım var, henüz karar vermedim.
لَدَيَّ خُطَطٌ غَيْرُ مُحَدَّدَةٍ بِشَأْنِ الْمُسْتَقْبَلِ، لَمْ أُقَرِّرْ بَعْدُ.
Gelecek hakkında gayrimuayyen planlarım var, henüz karar vermedim.
اِسْتَخْدَمَ عِبَارَاتٍ مُبْهَمَةً فِي حَدِيثِهِ، وَلَمْ يَتَّضِحْ مَا الَّذِي كَانَ يَقْصِدُهُ.
Konuşmasında gayrimuayyen ifadeler kullandı, ne demek istediği anlaşılmadı.
الطَّقْسُ غَامِضٌ، قَدْ تُمْطِرُ.
Hava durumu gayrimuayyen, yağmur yağabilir.