gazebo

جَلَسْنَا فِي الْجَوْسَقِ وَسْطَ الْحَدِيقَةِ.

Bahçenin ortasındaki gazeboda oturduk.

كُشْك — أَكْشَاك

يُوَفِّرُ الْكُشْكُ فِي الْحَدِيقَةِ الظِّلَّ لِلزُّوَّارِ.

Parktaki gazebo, ziyaretçilere gölge sağlıyor.

بِرْجُولَة — برجولات

الْبَرْجُولَةُ هِيَ مَكَانٌ شَهِيرٌ لِحَفَلَاتِ الزِّفَافِ وَالْمُنَاسَبَاتِ الْخَاصَّةِ.

Gazebo, düğünler ve özel etkinlikler için popüler bir mekandır.

İlişkili Kelimeler